Bir çizgiyle başlar, ipeğe dönüşür.
Mlle Ceinté, giyinmeyi kişisel bir ifade alanı olarak görür. Bizi bir araya getiren, renklere, çizimlere ve karakteri olan parçalara duyduğumuz ilgi. Zarafetin içinde biraz oyun, gündelik hayatın içinde hayal gücüne yer olmasını seviyoruz.
Dünyamızda klasik olanla beklenmedik olan yan yana durur. Tanıdık bir figür, alışılmadık bir sahnenin parçası olabilir; özenli bir kompozisyonun içinde gülümseten bir ayrıntı saklanabilir. Kendini fazla ciddiye almayan, fakat yaptığı işi önemseyen bir yaklaşım bu. Mlle Ceinté’nin karakterini de bu denge oluşturur.
İpek carré’lerimiz, bu bakış açısının ilk ifadesi. Her desenin kendine ait bir atmosferi, her rengin o atmosferde bir yeri var. İpeğin dokusu ve elle sarılıp dikilen kenarlar, çizime gösterdiğimiz özeni tamamlar. Bir parçayı bizim için değerli kılan, bütün bu ayrıntıların birlikte nasıl hissettirdiğidir.
Sonrasında o parça senin hayatına karışır. Sevdiğin bir paltoyla, yıllardır giydiğin bir gömlekle, hiç düşünmeden attığın bir düğümle başka bir anlam kazanır. Bizim kurduğumuz dünya ile senin zevkinin buluştuğu yer, Mlle Ceinté’nin en çok sevdiğimiz hâlidir.
Baskılı yüze doğru sarılır, ardından aynı tondaki ipek iplikle dikilir. Taklit edilemeyen tek detaydır ve bir koleksiyoncunun ilk baktığı şeydir.
Her carré, yılların olgunlaştırdığı becerikli ellerden geçer; bu, hiçbir makinenin taklit edemeyeceği bir maharettir.
